enflasyon emeklilik ötv döviz ığdır akparti ığdır chp ığdır mhp ığdır hdp ığdır haber
DOLAR
8,6256
EURO
10,1161
ALTIN
492,75
BIST
1.386
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Iğdır
Parçalı Bulutlu
30°C
Iğdır
30°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
31°C
Cuma Sağanak Yağışlı
26°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

MÜRŞİDİ PEYGAMBER OLANIN DUASI DA MÜRŞİT OLUR

MÜRŞİDİ PEYGAMBER OLANIN DUASI DA MÜRŞİT OLUR
REKLAM ALANI
09.02.2021 16:39
0
A+
A-

Cenabı hak, sözün en güzelini söylemeyi ve en güzeline uymayı bizlere nasip eylesin. Yüce rabbimiz, cinleri ve insanları ancak kendisine kulluk yapmaları için yaratmıştır. Bu kulluğun en önemli göstergelerinden biri de hiç şüphesiz duadır. Dua, kulluğun özü, özeti ve esasıdır. Duanın yapılması kadar nasıl yapılacağı büyük önem arz etmektedir. Müslümanlar olarak her konuda olduğu gibi dua konusunda da başvuracağımız temel kaynaklar, Kur’an ve Sünnettir. Nasıl dua etmeliyiz? sorusunun cevabını en iyi ve en doğru bulacağımız yer, bu iki kaynaktır.

Hz. Âdem (a.s)’den Hz. Muhammed (s.a.v)’e kadar bütün peygamberlerin duasını Cenab-ı Hak Kur’an’da adeta bir reçete gibi bize sunmaktadır. Gerçek ve isabetli dua etmek isteyen bir kimse, Kur’an’ın öğrettiği ve tavsiye ettiği bu duaları yapmalı ve kamil-i mürşid olan peygamberlerin istediği şekilde Allah’tan istemelidir. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in “Beni nasıl namaz kılıyor olarak gördüyseniz öylece namaz kılınız!” buyruğu gereği O’nun ibadet ettiği gibi ibadetlerimizi yerine getirmeli ve dualarımızı bize öğrettikleri doğrultusunda etmeliyiz. Çünkü mürşidi peygamber olanın duası da mürşit olur.

Kur’an’da geçen peygamberlerin dualarına birlikte bir göz atalım. İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem ile başlayalım: Hz. Âdem ve eşi Hz. Havva, hatalarını anlayınca ellerini açıp Yüce Allah’a şöyle dua ettiler: “Dediler ki: Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz.”[1] Buna göre insanın günah işlemesi, nefsine zulmetmesi şeklinde kabul edilmekte, işlenen herhangi bir zulümden dolayı Hz. Adem ve Hz. Havva misali duaya sarılıp Allah’tan bağışlanma dilenmelidir. Kur’an’ı Kerim’de insanlığın ikinci atası kabul edilen Hz. Nuh (a.s)’ın duası da anlatılmaktadır. Yüce Allah’ın emriyle tufan gerçekleştiğinde gemiye sadece Hz. Nuh’a inananlar binmişti. Hz. Nuh (a.s) kendisiyle birlikte gemidekilerin kurtulması için ellerini Allah’a açıp şöyle dua etmişti: “Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen konuk edenlerin en hayırlısısın.”[2] Âlimlerimiz, Hz. Nuh’un bu duasını yola çıkarken okumamızı tavsiye etmektedirler. Hz. Nuh, kavminin kendisini yalanlamalarına karşı Allah’tan yardım dilemiş ve şöyle dua etmişti: “Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!”[3]

Peygamberlerin atası Hz. İbrahim (a.s), tevhid inancını temsilen putperestliğe karşı tek başına mücadele vermiş ve bunun için ‘tek başına bir ümmet’ olma vasfını kazanmıştı. Kur’an’da zikredilen dualarından bazıları şöyledir: “Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.”[4] “Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.” “Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana-babamı ve inananları bağışla.”[5] Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat. Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl. Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle. Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır. (Kulların) diriltileceği gün, Allah’a temiz bir kalp ile gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni utandırma![6] Yine Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail ile birlikte şu duayı yapmaktadır: “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”[7]

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Hz. Yusuf (a.s) da şu sözlerle dua etmiştir: “Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.”[8] Samimiyetle ve usulüne uygun olarak yapılan bu duayı Yüce Allah, en güzel şekilde kabul buyurmuş, Hz. Yusuf (a.s)’ı Mısır’a sultan kılmıştır.

Kavminin inkârcı davranmasından oldukça muzdarip olan Hz. Şuayb (a.s), Yüce Allah’a şöyle dua etmiştir: “Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın.”[9]

Hz. Musa (a.s) da, yalnız ve desteksiz kaldığı bir anda Mısır’dan çıkarak Medyen’e sığınmıştı. Bitkin ve çaresiz bir halde iken Medyen suyu başında gördüğü iki hanımın hayvanlarını sulayıp bir ağacın gölgesine çekilmiş ve Yüce Allah’a şöyle dua etmişti: “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım.”[10] Yine Hz. Musa, farklı zamanlarda şu duaları yapmıştır: “Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.”[11] “Seni çok tespih edelim diye,  Seni çok zikredelim diye.”[12]

Kur’an’da sabrıyla anılan ve örnek gösterilen Hz. Eyyüb (a.s), hasta olan ve şifa bekleyen kimselere, muazzam bir edeple şöyle dua etmelerini öğretmektedir: “Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin”[13] Dikkat edilirse Hz. Eyyüb, duasında “bana şifa ver” dememekte; “ben derde uğradım, hastalandım; sen ise merhametlilerin en merhametlisisin,” diyerek Yüce Allah’ın sonsuz merhamet ve icabet makamı olduğunu vurgulamaktadır.

Gerçek mülk ve servetin Yüce Allah’a ait olduğunu bilen Hz. Süleyman (a.s) ise, duasında şöyle demektedir: “Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!”[14] Buna göre Rabbimizden hayırlı olan her şeyi isteyebiliriz. Yani dünya veya ahiret ile ilgili aklımıza gelebilecek her şeyi, kâdir-i mutlak olan yüce rabbimizden talep etmeli; ancak Hz. Süleyman edasıyla şu duayı yapmayı ihmal etmemeliyiz: “Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat![15]

Yüce Allah’ın sonsuz ve hesapsız bir şekilde rızık verdiğine şahitlik eden Hz. Zekeriya (a.s) ise, duasını şöyle yapmaktadır: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin!”[16] Hz. İsa (a.s) da buna benzer dualar etmiştir.

Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Kur’an’daki dualarından bazıları şöyledir: “Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.”[17] Bu duayı biz de bir yere gideceğimiz, gireceğimiz yahut bir yerden çıkacağımız zaman okumalıyız. Kur’an’da ayrıca Hz. Peygamber’e şöyle dua etmesi emredilmektedir: “Ve de ki: Rabbim! İlmimi artır.[18] “De ki: Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma.”[19]

Kur’an-ı Kerim’de geçen dualardan bazıları da şöyledir: “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir topluluğa karşı bize yardım et.[20] “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru[21] “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.[22]

Görüldüğü üzere Kur’an’da peygamberlerin dilinden bizlere birçok dua öğretilmektedir.  Ayrıca yüce rabbimiz, sevdiği mümin kullarının ettikleri duayı bize şöyle aktarmaktadır: “Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle[23] Buna göre bir insan, göz aydınlığı olabilecek temiz bir nesil yetiştirmek için dua eder ve bu yönde büyük gayretler sarf ederse, Yüce Allah onu, başta Allah’a karşı gelmekten sakınanlar (muttakiler) olmak üzere bütün insanlara önder kılar ve onun sırtını hiçbir şekilde yere getirmez.

O halde dua, yol gösterici, yola sevk eden ve yolda sabit kalmayı telkin eden önemli bir ibadet ve motivasyon aracıdır. Buna göre dualarımızı, en güzel örnek kabul edilen peygamberlerin öğretileri ışığında yapmalı, eyleme dönüştürüp insanlığın ıslahı ve yeryüzünün imarı için kullanmalıyız. Cenab-ı Hak, Peygamberlerin istediği bütün şeyleri kendisinden istemeyi, sığındığı bütün şeylerden kendisine sığınmayı, duaları makbul salih ve muslih kullarından olmayı cümlemize nasip ve müyesser eylesin. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Mustafa TEKİN

IĞDIR İL MÜFTÜSÜ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.