Reklamı kapat

Reklamı kapat
Iğdır Aydın Gazetesi

Ehli Beyt Alimler derneği Başkanı Veli Beder ‘”Hz. Hüseyin’in yasını tutuyoruz”

Ehli Beyt  Alimler derneği Başkanı Veli Beder ‘”Hz. Hüseyin’in yasını tutuyoruz”      Iğdır Ehli Beyt  Alimler derneği Başkanı Veli Beder,Aşura nedeniyle bir mesaj yayınladı.                 Veli Beder, mesajında şu görüşlere yer verdi.” Bir kez daha evrensel Kerbela kıyımı ve islam tarihinin en büyük sene’i devriyesine gelip ulaştık. Bu süreçte Hz. Hüseyin’nin  (as) ve yareninin insanlık […]

Ehli Beyt  Alimler derneği Başkanı Veli Beder ‘”Hz. Hüseyin’in yasını tutuyoruz”
29 Ağustos 2020 - 13:14 'de eklendi.

Ehli Beyt  Alimler derneği Başkanı Veli Beder ‘”Hz. Hüseyin’in yasını tutuyoruz”

     Iğdır Ehli Beyt  Alimler derneği Başkanı Veli Beder,Aşura nedeniyle bir mesaj yayınladı.

                Veli Beder, mesajında şu görüşlere yer verdi.”

Bir kez daha evrensel Kerbela kıyımı ve islam tarihinin en büyük sene’i devriyesine gelip ulaştık. Bu süreçte Hz. Hüseyin’nin  (as) ve yareninin insanlık ve İslam alemine kattıkları nelerdi artılarının yanında acaba eleştirilecek bir yönleri de varmıydı? Çok geniş perspektiften bakıldığında Hz. Hüseyin’nin  (as)’i eleştirenlerde  ne yazık ki olmuştur. Şimdi o gibilerine üzülmekten başka bir şey gelmez elimizden zira öyleleri İslami kaynağından değilde deforma edilmiş eserlerden öğrenmişler. Merhum milli şairimizin dizelerindeki  gibi islamı elinden tutacak kaldıracak yok, Nahak yere feryat ediyor. Sizce hak yok. Çağırtkanlıkla çözülmez bu işler. asıl kaynaktan orjinal ve temiz haliyle gerçek bilgileri elde etmeliyiz. Şaban ayının 3’ü ve o gün gözlerini dünyaya açan Hz. Hüseyin (as)’ın kundağı kainatın efendisi olan dedesi Resulullahın  kucağına ulaştırılır. Kendilerin tebrik edenlerle birlikte Cebrail ve melekler  beraberindekilerle hem tebrik dileklerini ve hem de hz. Hüseyin’in 58. yıl sonra yaşayacaklarını Kerbela faciasını iletmek üzere gelmişlerdi. Risalet evine yüce Allah’ın yüce yaradan tarafından Artı bir avuç Kerbela toprağıyla birlikte  o toprağın kan rengine dönüşeceği gün Hz. Hüseyin’in de şehit edilmiş olacak diye haber verdi. Hz. Resulullah o gün herkesin önünde ağlayı vermişti. Soru sordular sizi ağlatan nedir ? Hz. Resulullah  cevap verdi. Ey Cebrail Rabbimin selam ve tebriklerini iletirken bana bir haber verdi. Şu torunun Kerbela sahrasında susuz boğazının kesilip şehit edileceğini haber verdi.  İşte beni ağlatan odur. ve elindeki bir avuç toprağı verdi bana bir kavanozla  bu toprak kana dönüştüğünde Hüseyin şehit edilmiş olacaktır. Bunun üzerine Rusulullah (sav) de o toprağı eşi Ümmü Selame validemize vererek onu saklamasını istedi. İşte o gün Hüseyin ağıt yakıp ağlayan dedesi Resulullah şöyle buyurdular. ; Her kim Hüseynime ağlarsa ağlatırsa veya kendisini ağlayanlara benzetirse cennete girmek ona farz olur. Resullahın bu hadisi  şerifleri Tevatürdür  o hadisin sahih olduğundan kimsenin şüphesi yoktur. İmam Hüseyin (as) eleştirenler o hazereti haşa koltuk ve mülk sevdalısı gibi veya haşa bir maceraperest gibi sözler ile göstermeye çalışanlar ben öylelerine sadece bilgilerini değil imamlarını bile gözden geçirmelerini dilerim. Sıradan bir insandan bahsetmiyoruz. İman ehline farz edilmiş Hüseyin’den bahsediyoruz.  Öteden beri bütün dünyaya üzerindeki ezilenlerin, zulme baş kaldıranların dersini Hz. Hüseyin (as) ın o şanlı kıyamından almışlardır. Mülkün küfür ile yaşayabileceğini fakat zulümle ayakta duramayacağı gerçeğini Hz. Hüseyin (as) ın o zulme karşı taviz vermez tutumuyla kavramlaşmıştır. İşte o gün yani Aşura günü cihanın vitrinini zulümle  İslamiyet ve zalimler ile mazlumlar süslemekteydi. O gün kâinat borsasında şu iki kavram ilahi  adalet terazisinde  tartılıyor. Tescilleniyor. ve değer biçiliyordu. Zulüm ve Zalim kavramı ta kıyamete kadar Yezit ve yezidilerle mazlum mazlumiyet  ve hakta Hz. Hüseyin (as) ın o günkü Ehlibeyt acaba biz Resulullaha yardım edecek ve koruyup kollayacak kimse yokmudur şeklindeki yardım çağrısı bugüne kadar herkesin belleğinde yer etmiştir. Asırlar öncesinden günümüze kadar ulaşan mazlumun imdat çağrısı bu günde Doğu Türkistan’da, Karabağ’da Yemen’de, Filistin’de Arakan’da, ve nice ezilmiş coğrafyalarda  yankılanıp karşılık bulmaktadır. Ey insanlar inancınız kültürünüz ırkınız ve meşrebiniz ne olursa olsun dünyanın her yerinde duyduğumuz o yardım çağrılarına sakın kayıtsız kalmayın zira o gün çığlıklar ve o yardım  çağrıları bize Hz. Hüseyin (as) ın emanetidir.”

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER