enflasyon emeklilik ötv döviz ığdır akparti ığdır chp ığdır mhp ığdır hdp ığdır haber
DOLAR
13,4511
EURO
15,3077
ALTIN
768,80
BIST
1.857
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Iğdır
Yağışlı
11°C
Iğdır
11°C
Yağışlı
Perşembe Çok Bulutlu
8°C
Cuma Az Bulutlu
6°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
6°C
Pazar Parçalı Bulutlu
8°C

SAVAŞLARIN TOPLUMDAKİ DETOKS ETKİSİ

SAVAŞLARIN TOPLUMDAKİ DETOKS ETKİSİ
REKLAM ALANI
02.08.2021 16:25
0
A+
A-

Kime sorsanız hemen savaşa, ölüme, kıyıma karşı olduğunu söyler. Ve bunu da insanlık için, sevgi için, toplum için olduğunu gururla belirtir. Gururla söyler ve sahiplenir. Ancak madalyonun bir de öteki yüzü vardır. Ve ben başka bir bakış açısından konuyu irdeleyeceğim.

 Hepimizin başına gelmiştir. Şu ve ya bu nedenle üşütmüşüzdür. Hemen bize öğütte bulunurlar. Limonlu çay iç. Sobayı yak. Battaniyeyi başına çek. Şöyle iyicene bir terle, geçer.Ve gerçekten kayda değer bir rahatsızlık yoksa bu yöntem işe de yarar.Aynı şekilde kan vermek, sülükle kan aldırmak, hacamat yaptırmak, gibi yöntemler de yararlıdır. Zira bu yollar ile vücutta birikmiş bulunan toksinler, zararlı maddeler dışarıya atılırlar. Böylece beden rahatlar. Kan tazelenir. Vücudun direnci artar. Ve hastalığı kolaylıkla yener. İnsan böyledir de insanlığın oluşturduğu toplumlar ve topyekun insanlık böyle değil midir? İnsanlığında zaman zaman safra atmasına, kan değişimine ihtiyacı vardır. İçindeki zararlı atıkları elemesinde fayda vardır.
Bu da ancak savaş denen yöntemle olur. Savaşın insanoğluna ve toplumlara böyle yararları da vardır.Yalnızca bu mudur savaşın yararı. Şüphesiz hayır. Savaşlar sayesinde toplumlar arası kültür alışverişi olur. Coğrafyaları işgaller nedeniyle tanışırlar. Kaynaşırlar. Savaşı kazanmak için silahlara teknolojik gelişmelere ihtiyaç vardır. Bu nedenle bilim adamları harıl harıl çalışırlar. Denizaltılar, radarlar, uçaklar ve diğer teknolojik gelişmeler bu çalışmaların ürünüdür.Ya tıptaki gelişmeler. Savaşlarda yaralanan insanları kurtarmak için, yapılan tıbbi çalışmalar az mıdır? Görmezden gelinebilinir mi?Savaştaki yaralılar ve ölenler tıp uzmanları için bitmez tükenmez malzemelerdir. Kobaydırlar. Yani tıptaki hızlı gelişmeler savaşların sayesinde olmuştur. Ve yine savaş sayesinde, barış örgütleri kurulmuş, uluslararası hukuk kuralları belirlenmiştir. Yıldız savaşları, aya Merih’e gitme, uzayı kolonileştirme çabaları da aynı nedenlere bağlı değil midir?

Dinlerin bir ucundan bir ucuna kadar yayılmaları da savaşlar sayesinde olmamış mıdır?

Kısaca savaşlarda insanların öldüğü, anaların ağladığı, yuvaların yıkıldığı doğrudur. Ve o anlamda insanlık ayıbıdır. Ama savaşlar da olmasaydı, insanoğlu teknolojik hiçbir ilerleme sağlayamayacaktı. Ve bu gün ortalama insan ömrü 45-50 lerden 80-90 lara çıkmışsa, bunda savaşlara bağlı olarak gelişen teknolojinin payını inkar edebilir miyiz?İkinci dünya savaşını kısa sürede bitirmek için yapılan ve atılan atom bombasının tahribatı kadar yararlarını da düşünün hele bir. Atom bombası atılmasaydı yine on binlerce insana ölmeyecek miydi? Tıpta ve enerjideki gelişmeler de o atom enerjisinin birer ürünüdürler.Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi de bu yüzden kurulmadı mı.?e ülkeler arasında korku ve dehşet algısı ise savaşları önlüyor.Yani her şey zıddıyla kaimdir. Yararı ve zararı ile bir bütün teşkil ediyor. Konunun bir de bu boyutu vardır. Savaş çığırtkanı değilim ama savaşın yararlarını da gözardı edemem. İnsanlığın gelişimi ve daha sağlıklı ve barışçıl yaşanması için de savaşların gerektiğini de gözden uzak tutmamalıyız,

 Eski kıta insanları Amerika’yı Avustralya’yı keşfettiklerinde oranın insanlarının kendilerine göre ilkel ve geri kalmış olduklarını hayret ve memnuniyetle gördüler. Zira Amerika yerlilerinin avcılık ve tarım balıkçılık ile geçimlerini kolayca sağladıkları için ne savaştılar ne boğuştular. Dolayasıyla da yeni alet ve edavata ihtiyaçları olmadı. Ok, yay, balta günlük ihtiyaçlarını avlanmayı yeterince sağlamaktaydı.
Eski kıta ise insanoğluna yetmediğinden, birbirleriyle boğazlaşmaya toprakları işgale, yeni topraklara, tarım arazilerine, madenlere ihtiyaçları olduğundan, biri diğerinin toprağına saldırıyordu. Bunu başarabilmesi içinde teknolojik üstünlük kurmaya da şiddetle ihtiyaçları vardı. Ve sonuç malum.
Dahası doğanın özünde de sürekli bir savaş vardır. Yaşamak ve soyunu devam ettirebilmek için.
Acı bir sarmal ama bizim uygarlık dediğimiz şey toprağı, tabiatı ve diğer toplulukları egemenliği altına almak değil midir?Eh, tabiat ana da kendisinden alınanları değişik yollar ile, sel, deprem, kuraklık, salgın …ile geri alıyor.

Siyasetçiler ise nutuk atıyor.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Yazımı Ömer Hayyam’ın bir rübaisi ile sonlandırıyorum

Barış istemiyorsa felek işte savaş

İster serseri deyin bana, ister ayyaş

İşte şarap duruyor ortada kıpkızıl

İçmeyen taşa çalsın başını işte taş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.